FELSEFE SANAT BEDEN BİLİNÇ ÖZNE DUYGU FİZİK SPiNOZA DELEUZE NiETZSCHE İst Cumhur KOCALAR

Kitaplar Yazarlar Okuma Yorum Özet Yayın Kütüphane Kaynak Cumhur KOCALAR İSTANBUL TURKEY

İSTANBUL TARİHİ KÜLTÜREL VE DOĞAL VARLIKLAR, SOSYOLOJİ BOĞAZİÇİ SİTLER Cumhur KOCAL AR

Sorumluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sorumluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2008 Pazartesi

Yaratıcı Tiyatro

Haber

Bu akşam Ortaköy'de gösterileri olan ilginç bir grubun varlığını öğrendim..

Çağdaş dans alanında yıllardır yöneldiğim çalışmalarım da nadiren ses kullanımlı, hareket ağırlıklı doğaçlamalar şimdi başka bir alanla da bütünleşmeye başlıyor kafamda. Bazen bizim de sergilediğimiz gösterilerin bir başka açıdan benzeri, şimdi psiko-tiyatral açık ve kesintili bir seyirci etkileşimiyle de doğal ve ansal bir dışavurum ile sahnelenir hale gelmiş ne güzel.

Bundan biraz geç haberim oldu. Ama yine de bu haberle karşılaşmak pek memnuniyet vericiydi doğrusu, benim bakış açımla psikodrama ile temellenmesi daha iyi olsa da, belki böylesi bir hoş algılanabilirliğe sanat sayesinde açılabilen insan psikolojisi ağırlıklı bir gösteri biçimi de Türkiye'de çoktan olmalıydı zaten.. Bir kaç senelik Maşer-i Cümbüş Doğaçlama Tiyatro grubu da (eğlence yönelimli) başarılı bir ilk sayılabilir aslında.

Zira çağdaş dansta da yıllardan beri, özel ve yoğun çalışmalarımız dışında yer bulmasına özellikle çaba sarfettiğim, Doğaçlama Dans Gösterileri genellikle ancak içeriği uygun olabilecek festivallerde ya da mekan bulabildikçe gerçekleştirebilecek bir uğraş olmaktan öteye gidememişti, benim için. Halbuki görülüyor ki, böylesi dinamik ekipler oluşturabilmek tiyatro için çok daha kolay olabiliyor.

Bu konulara yakın ve derin ilgi sahibi olan seyircinin, dansa da (anlaşılabilirlik açısından eşit olmasa da) biraz yönelebilmesini gönülden isterdim. Ülkemizde ne yazık ki, TV, futbol maçları ve (bağımsız yönetmenlerin filmlerinin yine şansı olamasa da) neyse ki sinema, çağdaş dansa ve tiyatroya nazaran daha çok tutunduğundan, gerçek sanattan mahrum bir yaşam sürüşümüz yarınlarımızı daha çok boğar hale geliyor, bu da gündelik her halimizden zaten belli oluyor.

"Yaratıcılığın ve terapötik etkileşimin sınırları,

dansta çok daha radikal biçimlerde aşılabilir." Cumhur KOCALAR


İSTANBUL SPONTANİTE TİYATROSU (İstanbul Playback Theatre)

İzleyicilerin tiyatrosudur; onların aktif katılımcı olduğu bir tiyatrodur. İzleyicilerin yönetici olduğu bir sahneyi üretir, Bu sahnede izleyicilerin yaşamları, öyküleri, anları, duyguları, düşünceleri canlandırılır. Sahnede her şey yalnızca bir kez canlandırılır. Playback Tiyatrosunda yaratıcılıktan ve olan bitenden herkes; yani yönetici, oyuncular, izleyiciler ve hikayeyi anlatan sorumludur.

Yönetici Deniz ALTINAY
Oyuncular Banu AKMAN Ayça ATASOY Sündüz ATAY Derya LEBLEBİCİOĞLU Ceren ŞAHİN Faysal TEKOĞLU

Seyircilerin öykülerinin oynandığı ve yalnızca bir kez oynandığı spontan, yaratıcı ve terapötik tiyatroya hoşgeldiniz...
Altı sene önce Deniz Altınay tarafından kurulan İstanbul Spontanite Tiyatrosu, bugünkü adıyla Playback Theatre eğitimleri İstanbul Psikodrama Enstitüsü'nde sürdürülmekte ve her yıl açılan yeni gruplara üye kabul edilmektedir.
Spontanite tiyatrosunda olan bitenden herkes sorumludur. Gerçek yaratıcılık sorumluluk almakla mümkündür ve yaratma cesareti kavramı buradan doğmuştur. Hikayeyi anlatan, oyuncular, müzisyen ve yönetici bir defalık oyunda aynı derecede sorumluluk alırlar.
Oyun bir kez daha tekrar edilmez ve akıp gider; tıpkı yaşamda olması gerektiği gibi.Tarihi değiştiren kişiler arkalarına bakmayan ya da oralara saplanmayan kişilerdir. Bu onların spontanitelerinin ve yaratıcılıklarının kanıtıdır. Her şey yaşanır ve biter; bu ise yeni başlangıçların habercisidir.

Bitmeyen işleri olanlar, yeni başlangıçlar yapamazlar.

http://www.ticketturk.com/portal/tr/sanat/tiyatro/spontanite_gosterisi/32167/


10 Ocak 2008 Perşembe

Bırakın çocuklar, kendilerini ifade etsinler.

Sohbet notları

Geçenlerde yeni tanıştığım bir arkadaşımla kısa bir sohbet aslında, benim bu siteye başlama kararını vermem de belirleyici oldu. Ona çok teşekkür ediyorum, hem çocuklara verdiği emekten, hem de bu deneyimlerini benimle paylaştığı o sohbetten ötürü.

Şöyle bir geçmişe bakacak olursam, 12 yıl öncesine dayanan psiko-drama denemelerimle edindiğim deneyimimi, pekişerek bu günlere kadar nitelikleri zenginleşerek artan pek çok özgün çalışmayla bir şekilde sürdürebildiğimi düşünürsek, bundan başka bir çok yeni konuya da eğilmiş olmama karşın en rahatlıkla konuşabileceğim böyle potansiyel bir konum daha olduğunu atlamamam gerekirdi. Belki ağır karmaşık bir anlaşılırlık içermesi, bilinç ardına atmama sebep olmuş. Halbuki bir o kadar aktarılıp, irdelenmeye açık önemli bir konu.

Sohbet sonrası İnternet'te pek okumadan şimdilik eklemeyi düşündüğüm aşağıdaki bir yol bu konuyu, okul öncesi ve sonrası hatta ilerleyen yaşlarında bir rehberi olabilecek tarzda, topluma yayarak tartışmaya açmak isteğimden kaynaklanıyor.

psikoloji-sosyal-fobi ve psikolojikdanismanlar-okul-öncesi

Sohbet sayesinde yaptığım tespitler:
  1. Çocuklarımız sevgi bekliyor, hatta muhtaç haldeler.
  2. Okullarda korku hala bir model.
  3. Suç ve ceza yöntemleri yerine alternatifler nedir? (Ör:Sorumluluk verme)
  4. Veliler neden hep anneler?
  5. Kuşak çatışmaları gayet normal, ebeveynler kendimizi eğitelim lütfen.
  6. Drama öğretmenlerimiz yeni nesillerin okul hayatından hafızlarında kalacak her şey olacaktır.
  7. Hayal dünyasına ve yaratıcılığa izin verin, lütfen.
  8. İletişim kurma becerisi gelişmeyen çocuk, hayatta kalma şansını kullanamaz.
  9. Özgüveni gelişmeyen çocuklar ve gençler bağımlı kalırlar veya zamanla olurlar.
  10. ... Peki sizlerin düşünceleri, ek görüşleri, neler acaba ?

Öneriler:
  1. Öğretmenlerimiz mecbur kalınca belki düşünce cezası (komik ve güzel) verebilirler..
  2. Bağış çağrısı: Okul açınız, lütfen.
  3. Sınıflardaki öğrenci sayıları azalmadıkça, öğretmenlerimizle yavrrularımız arasında yeterli ve yaygın iletişim sağlanamaz. (İlkokullarda bir drama öğretmeni (1.-5. sınıflar düzeyinde günde 8 saat boyunca) toplam 2,000 civarı çocukla ilgilenmek durumunda kalabiliyor.)
  4. ... Peki sizlerin düşünceleri, ek önerileri, neler acaba ?

MASAL DÜNYASI Okuma Hikaye Otizm Roman Çocuk Çizgi Film Aile Toplum Cumhur KOCALAR İSTANBUL TURKEY

Doğaçlama Spontanite An Davranış İnsan ve Grup Psikolojisi Müzik Cumhur KOCALAR İSTANBUL

TİYATRO GELENEKSEL ÇAĞDAŞ ABSÜRD OYUNCULUK PERFORMANS DOĞAÇ SPONTAN Cumhur KOCALAR İstanbul TURKEY

Çağdaş Modern Dans Performans Sanat Contemporary Dance Cumhur KOCALAR Çatı İstanbul Turkey

Telif Hakları

cumhurkocalar@gmail.com İstanbul, Türkiye

Tüm sitelerde telif hakları saklıdır.

Bu veb sitesinde yayımlanan yazılar bu sitedeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazıların basılı ortamda kullanımı için yazar izni gereklidir.